Katledilen Güzellikler

Mutluluk basamakları artık yüzümü güldüremiyor, kayıp gitmek istiyordu altımdan aceleci bir çocuk gibi ve olanca kararlılığıyla… Var gücümle tutunuyorum trabzanlara, tırnaklarımı delicesine saplayıp ‘kayıp gitmemeliyim boşluğa’ diyorum sürekli kendime. Bir saplantı mıydı varoluşumun anlamı? Nedeni bu mu her gece yarısı kan çanağına dönen bir çift gözün? Şarkıların hepsi bana yazılmış sanki. Belki de bana anlamsız gelen melodi bana üzülmemi emrediyordur, kimbilir…Bende de tıpkı insanlara karşı olduğu gibi onu da kıramamanın ezikliği… Çıkıp balkonuma çığlıklar atmak istiyorum ama yadırganmaktan korkan bir kızın titremelerini hissediyorum bedenimde… Bir yanım insanlardan nefret ederken diğer yanım paylaştırmak istiyor avucunun içindeki sevgiyi. Uzun uzun kahkahalarımı geri istiyorum o her saçmalayışımızda seninle karşılıklı attığımızdaki gibi. Yersiz bir beklenti diyorum bu… Sevdiğim şeylerin tadını almaz oldum artık, kimini korkuturken bu halim kimi seviniyor içten içe. Artık istedikleri gibi bir insan mı oldum? Değişiyor muyum, hissizleşiyor mu, yoksa her şey olması gerektiği gibi mi?
Yürürken sokakta saçlarım dağılmış sanki bir sarhoş kafayla, bakmıyorum insanlara, belki cesaretim yok gülen yüzleri görmeye…Fark ediyorum ki bencilce geçip gidiyor zaman tıpkı senin gibi.. Kararlılığım mimiklerimde yalnızlığımı bastırıyor saniyeler geçtikçe ve güçsüz hissetmiyorum kendimi. Yalnızca, cevabını bulamadığım soruların ağırlığı bu denli darmadağın ederken usumu, tırnaklarımın yavaşça çatladığını hissediyorum trabzanlarda…
Anılarımdaki fotoğraf kareleri neden hep bulanık bugünlerde zihnimde? Güzellikleri katletmemeli... Ben ise, yaşadığı tüm güzellikleri bir bencil tarafından katledilen çocuğun ta kendisi…



-puppet-

Hiç yorum yok: