şimdi ellerimiz soğumuş
boşlukta geziniyor.
sahneler kararmış ve sessiz ilerliyor
oyuncular
sen ve bendik.
gözlerimiz görmüyor.
dudaklarımız söylemiyor
ve
kulaklarımız işitmiyor artık o sözleri.
yumuşak ve masalımsı çalan melodi
artık sert, keskin ve acımasız
vuruyor duvarlara.
koyu renkli ojelerimle, tırnaklarımı
yüzünde kanatana değin
gezdirmek istiyorum
sen donuksun
ses çıkarmazsın
sonra çeker gidersin
hızlıca görünüp kaybolan gökkuşağı benzeri...
yalnızca
beni şaşırtan bir şey var.
gökkuşağının yedi rengi bunlar değildi.
-enginar kalbi-
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder